KARARLAR
Tahliye Davasının Kabulü Sonrası Borçluya Tahliye Emri Gönderilmesine Gerek Olmadığı
YİBK, 04.12.1957 tarihli ve 10/25 sayılı kararı (RG 30.01.1958, Sa. 9821)

ÖZET: Kira bedelinin ödenmemesine dayanan ilamsız tahliye takibinde borçlunun itirazı kaldırılıp taşınmazın boşaltılmasına karar verilirse tahliye işlemine borçluya ayrıca tahliye emri gönderilmeksizin başlanır.


DAVA : İcra ve İflas Kanunu`nun 135, 272`inci maddeleri ile 6570 sayılı Kira Kanunu`nun 7`inci maddesinin ( A ) bendine tevfikan vaki olacak tahliye taleplerinde, borçluya 15 günlük tahliye emri gönderilmesi, Kanun hükmü iktizasından ise de, İcra ve İflas Kanunu`nun 269`uncu maddesi uyarınca itiraz ref edildikten sonra, gayri menkulün tahliyesi için borçluya 7 günlük tahliye emri gönderilmek lazım gelmeyeceği hakkındaki İcra ve İflas Dairesi`nin 7/3/1957 tarihli kararına mübayin olarak yeni bir içtihat tebellür etmiş ve bu gibi hallerde tahliye emri gönderilmesi lüzumu ileri sürülmüş ve her iki içtihadın tevhidi için keyfiyet, yüksek İçtihadı Birleştirme Kurulu`na arz edilmiş olmakla, yapılan müzakere sonunda aşağıdaki karar verilmiştir. :

KARAR : İcra ve İflas Kanunu`nun 269`uncu maddesine tevkifan yapılan takip; "ilamsız takip" usulüne tabidir. Bu itibarla, tetkik mercii tarafından verilen karar da "ilam" mahiyetinde olmayıp, nihayet takip hukukuna müteallik bir karar olduğundan, ilamların icrasına mahsus olan usulün burada tatbiki bahis mevzuu olamaz; kaldı ki, mezkur maddeye istinaden borçluya gönderilen ihtarlı ödeme emrinde 7 günlük itiraz müddeti verilmiş olduğu gibi, kira bedelinin tediyesi için de 30 günlük mehil verilmektedir. Borçlu bu mehile riayet etmezse, gayri menkulden çıkarılacağını daha evvelden öğrenmiş bulunmaktadır. Bu sebeple, kendisine tekrar bir mehil verilmesi, muameleyi uzatmaktan ve alacaklıyı zarara sokmaktan başka bir şey ifade etmez.

Bununla beraber, borçlu kararı temyiz edip de üç aylık kira karşılığını vezneye yatırdığı takdirde ( Yalnız 6570 numaralı Kira Kanunu`na tabi olan gayri menkullere mahsus olmak üzere ) İcra ve İflas Kanunu`nun 36`ncı maddesi kıyas suretiyle ve içtihaden tatbik edilerek takip durdurulmaktadır.

Bu suretle, borçlunun haberi olmadan gayri menkulden tahliyesi cihetine gidileceği de varidi hatır olamaz. Zaten, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu`nun 269`uncu maddelerinde, tahliyenin sulh mahkemesinden isteneceği yazılı olduğu halde, sırf icra usulünde sürat mültezem olduğundan dolayı, 3890 sayılı Kanun`la bu madde tadil edilerek, tahliye kararlarının tetkik merciinden isteneceği tasrih edilmiştir.

SONUÇ : Binaenaleyh; İcra ve İflas Kanunu`nun 269`uncu maddesine tevkifan, borçlunun itirazı ret edilip gayri menkulün tahliyesine karar verildikten sonra, borçluya ayrıca tahliye emri tebliğ edilmeksizin, icra memuru tarafından tahliye muamelesine tevessül olunmak lazım geleceğine ve İcra ve İflas Dairesi`nin eski içtihadının doğru olduğuna, üçte iki ekseriyetle 4.12.1957 tarihinde karar verildi.

AYKIRI GÖRÜŞLER

C. Serim :

S. Ertem :

İcra ve İflas Kanunu`nun 269`uncu maddesi gereğince, adi kiralara mütedair alacak talebi, ilamsız icra ve haciz yoluyla, takip edilir. Yalnız bu alacaklarda borçluya, Borçlar Kanunu`nun 260`ıncı maddesinde yazılı 30 gün müddet içinde borç ödenmezse, mecurdan ( 1 ) tahliyesi isteneceği ihtarını havi ödeme emri gönderilir. Borçlu, ödeme emrinde belli 7 gün içinde itiraz etmezse, veya itiraz edip de itirazı ref edilir ve 30 gün içinde de borcunu ödemezse, bedeli icardan mütevellit ilamsız takibe esas olan para alacağı kesinleşmiş, bundan sonra alacaklı borçlunun mecurdan tahliyesini, talebe hak kazanmış olur.

Alacaklı, hak kazandığı tahliye talebini İcra ve İflas Kanunu`nun 135 ve 272`nci maddelerindeki hadiselerde olduğu gibi, doğrudan doğruya icra dairesine yapamaz. Aktin feshine ve mecurun tahliyesine karar alması iktiza eder.

Bu kararın hangi mahkemeden alınacağı, 269`uncu maddede tasrif edilmiştir. Maddenin 11.7.1940 tarihli tadilinden evvel işbu kararının sulh hakiminden, tadilden sonra ise icra hakiminden alınması gerektiği, mezkur maddede zikredilmiştir.

Alacaklı, hakimden aldığı tahliye kararını icra dairesine ibrazla, bu karara müsteniden mecurun tahliyesini talep etmesi, kanunen zaruri olmasına göre, bedeli icarın 30 günlük mehili havi ihtara rağmen ödenmemesinden mütevellit tahliye taleplerinin hakim kararına dayandığı aşikardır. Hakim kararına dayanan takipler ise ilamlı icradır.

Aktin feshine ve mecurun tahliyesine mütedair ilamın infazında 26`ncı maddelerin tatbiki ve borçluya tahliye emrinin gönderilmesi zaruridir. Bu kanuni lüzum ve zarurete riayet edilmeden tahliye ilamının infazı cihetine gidilmesi kanuna aykırı olmakla beraber, habersiz; ani şekilde yapılacak tahliyelerin vatandaş hukukunu, cemiyet nizam ve asayişini ihlal edici mahiyetlerini de nazara almak icap eder.

Bu sebeplerle, borçlu olan davalı aleyhine istihsal edilen tahliye kararının infazında, 26`ncı madde uyarınca tahliye emrinin gönderilmesi gerektiği reyindeyiz.

Bu metin toplam 33 defa görüntülenmiştir