KARARLAR
Menfi tespit davasına ilişkin ilamların kesinleşmeden takip konusu yapılamaması

Menfi tespit davasına ilişkin ilamlar kesinleşmeden takip konusu yapılamaz.

 

T.C.

Yargıtay

8. Hukuk Dairesi

 

Esas No:2014/13966

Karar No:2015/19343

 

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

 

K A R A R

 

Şikayetçi borçlu vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda; icra takibine dayanak ilamın menfi tespit ilamı olduğunu, kararın kesinleşmesi beklenmeden icra takibine konu edilemeyeceğini belirterek takibin iptalini talep etmiştir. Mahkemece, şikayetin reddine karar verilmiş hüküm borçlu vekilince temyiz edilmiştir.

 

6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken HUMK'nun 443/1 (HMK. 367/1 m.) maddesi gereğince, temyiz, kararın icrasını durdurmaz. Yani kural olarak kararın kesinleşmemiş olması, kararın yerine getirilmesini önlemez. Bu kuralın istisnaları da yine yasalarda düzenlenmiştir. Taşınmaza ve buna ilişkin ayni haklara, aile ve şahsın hukukuna ilişkin ilamlar (HUMK.443/4 m), Mahkûmiyete ilişkin ceza ilamlarının tazminat ve yargılama giderlerine ilişkin kısımları, (5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun'un 4.maddesi), Kira tespit ilamları (12.11.1979 tarih 1979/1-3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı), Menfi tespit davasına ilişkin ilamlar (İİK 72. madde), Yabancı Mahkeme ilamlarının tenfizi hakkındaki kararlar (MÖHUK. 41/2), Sayıştay Kararları (6085 sayılı Sayıştay Kanunu 53. madde), İdare aleyhine açılan haciz veya ihtiyati haciz uygulamaları ile ilgili davalarda verilen kararlar (2577 sayılı İYUK 28/1). İhalenin feshi talebinin reddine ilişkin kararlar kesinleşmeden icra takibine konu yapılamaz.

 

Somut olayda, takip konusu edilen ilam menfi tespit ilamı olup, kesinleşmeden takip konusu yapılamayacağından Mahkemece şikayetin kabulüne karar vermek gerekirken şikayetin reddine karar vermek doğru değildir.

 

SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK'nun m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 25,20 TL peşin harcın temyiz edene iadesine, 27.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

Kaynak: www.hukukmedeniyeti.org

 

Bu metin toplam 22 defa görüntülenmiştir