KARARLAR
Belediyenin Borcu Nedeniyle Belediye Başkanının Makam Aracı Haczedilebilir

Belediyenin borcu nedeniyle Belediye başkanının makam aracı haczedilebilir, bu haciz talebini icra müdürlüğü reddedemez… Belediyenin borcu var iken belediye başkanının makam aracı kullanması başta Anayasa'ya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırılık oluşturabileceği gibi kamu vicdanını da rahatsız edecektir.

 






T.C.

YARGITAY

8. HUKUK DAİRESİ

E. 2016/17324

K. 2017/3190

T. 9.3.2017

 

237/m.4

2004/m.85

5393/m.15

 

DAVA : Taraflar arasında görülen ve yukarda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

 

KARAR : Alacaklı vekili, ... ve ... plaka sayılı araçların üzerine haciz şerhi konulması taleplerinin İcra Müdürlüğü tarafından ret edildiğini belirterek İcra Müdürlüğünün 31.05.2016 tarihli ret işleminin kaldırılmasını istemiştir.

 

Mahkemece, borçlunun belediyece borca yeter mal bildiriminde bulunulduğu, alacaklı tarafça öncelikle borçlunun bildirdiği borca yeter taşınmaz malların haczini istemek mümkün iken, alacaktan fazla mal haczedilmesine yönelik makam aracı olarak tahsis edilmiş olan araçlar üzerine haciz konulması talebinde hukuki yarar bulunmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

 

5393 Sayılı Belediye Kanunu'nun 15/ son maddesinde; “Belediyenin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri, şartlı bağışlar ve kamu hizmetinde fiilen kullanılan malları ile belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirleri haczedilemez.” hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan, yine bu maddeye göre haczedilmezlik şikayetinin kabul edilebilmesi için mahcuzların kamu hizmetinde fiilen kullanılması gerekli olup, kamuya tahsis kararı alınmasının sonuca etkisi bulunmamaktadır.

 

O halde borçlu belediyeye ait, taşınır ya da taşınmaz bir malın haczedilmezliği için o malın fiilen kamu hizmetinde kullanılmasının gerektiği tartışmasızdır. Ancak bir malın fiilen kamu hizmetinde kullanıldığının kabulü için, o malın kamu hizmetinin yürütülebilmesi amacına uygun bulunması gerekir.

 

Bir aracın, makam aracı olarak kullanılması, onun fiilen kamu hizmetinde kullanıldığı anlamına gelmeyeceği gibi, kamu hizmetinin yürütülebilmesi için belediye başkanının makam aracının bulunması da gerekmez. Zira belediyelerin görevleri 5393 Sayılı Kanun'un 14. maddesinde açıklanmış olup, bu görevlerin yerine getirilebilmesi için belediye başkanının makam aracının bulunması zorunlu değildir. Kaldı ki, belde sakinlerinin müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan, idari ve mali özerkliğe sahip kamu tüzel kişisi olan belediyenin borcu var iken belediye başkanının makam aracı kullanması başta Anayasa'ya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırılık oluşturabileceği gibi kamu vicdanını da rahatsız edecektir.

 

Öte yandan 237 Sayılı Taşıt Kanunu'nun 4. maddesinde kimlere makam aracı verileceği düzenlenmiş olup, belediye başkanı anılan yasa uyarınca kendisine makam aracı tahsis edilecekler arasında yer almamaktadır.

 

İİK'nun 85. maddesinin son fıkrasına göre, haciz koyan memur, borçlu ile alacaklının menfaatlerini mümkün olduğu kadar telif etmekle mükelleftir. Anılan düzenlemeden hareketle, hacizde tertip ilkesi ve usul ekonomisi gereğince, borçlunun malları haczedilirken, muhafazası ve satılması en kolay ve yokluğu borçluya en az yük teşkil edecek mallardan hacze başlanılması, haciz yapılırken alacaklı ve borçlunun menfaatlerinin mümkün olduğu kadar dengelenmeye çalışılması gerekmektedir.

 

11.09.2014 tarihli 29116 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6552 Sayılı Kanun'un 121. maddesiyle 5393 Sayılı Belediye Kanunun 15. maddesine eklenen fıkranın birinci cümlesinin; ''...ve haciz işlemi sadece gösterilen bu mal üzerine uygulanır'' ibaresi ile ''...veya kamu hizmetlerini aksatacak...'' ibaresi, Anayasa Mahkemesi'nin 17/6/2015 tarihli ve E.: 2014/194, K.: 2015/55 Sayılı Kararı ile iptal edilmiş olup, alacaklının haciz talebinin, hacizde tertip müessesesi gereği, karşılanması ve şikayetin kabulü gerekirken, iptal edilmiş yasa hükmü gerekçe yapılarak talebin reddi yerinde değildir.

 

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İİK'nun 366 ve 6100 Sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 Sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istenmesi halinde temyiz edene iadesine, 09.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

Bu metin toplam 32 defa görüntülenmiştir